Medikal Estetik

Saç Ekimi

sac-ekimi

Fue Tekniği İle Saç Ekimi

Saçlar dış görünüşümüzü tamamlayan aksesuarlarımızın başında gelmektedir. Yıllarca insanlar birçok nedene bağlı olarak saç kaybı yaşamışlardır. Bu sorunu saklayabilmek için bazıları peruk, protez kullanmayı tercih etti bazıları ise yanlardan saç uzatıp açık olan bölgeyi gizlemeye çalıştılar. Bu sorunlara karşılık ilk olarak saç ekimi yöntemi FUT ( Follicular Unit Transplantasyon ) tekniği gündeme geldi. Ardından gerek uygulama rahatlığı gerek hasta konforu açısından daha kolay uygulanan FUE tekniğine yerini bıraktı.

Yöntemi kısaca açıklayacak olursak; öncelikle saç ekimi olacak kişinin açıklığı belirlenir ve ardından saçlar traş edilerek kısaltılır. Alım yapılacak yer lokal anestezi yapılarak uyuşturulur. Donör bölge dediğimiz yerden ( 2 kulak arası ) 0,9mm ve daha küçük çaplı punchlarla saçların çıkış yönüne doğru silindirik bir şekilde saç kökü ve yanında biraz epitel doku parçasıyla alım yapılır. Ardından alınan greft sayısı kadar açık olan bölgeye yerleştirilecek olan greftlerin yuvaları (kanalları ) açılır. Açılan yuvalardan sonra greftler teker teker bu boşlukların içine yerleştirilir. Bu şekilde işlem tamamlanmış olur. Ense bölgesindeki alım yapılan yere antiboyotikli pomad sürülerek pansumanı yapılır ve o bölge kapatılr. 1 gün sonra pansuman bölgesi açılır ve işlemden 3 gün sonra saç yıkamaları yapılmaya başlanmalıdır. İşlemin başarısı %50 işlemi yapan ekibe %50 side hastanın işlem sonrası yapacağı bakıma bağlıdır.

Öyküsünde ilaç alerjisi olanlar, kardiyovasküler hastalığı bulunanlar, şeker hastalığı gibi düzenli tedavi gerektiren hastaların operasyonunda dikkat edilmesi gereken hususların önemi daha da artmaktadır.

PRP (Platelet Rich Plasma)

Saç dökülmesi ve saçlı deride meydana gelen diğer bozuklukların belli başlı sebepleri vardır. Saç köklerini besleyen kılcal damarlar kan dolaşımı ile ihtiyaç duyulan yapılandırıcı maddeleri saç köklerine taşırlar.

Kanımız damar içinde sürekli hareketli olan canlı bir sıvıdır. Bu sıvı iki temel kısımdan oluşur. Plazma ve hücreler bu iki kısmı oluşturur.Günümüzde ne yazık ki saç köklerinin ihtiyaç duyduğu beslenmeye engel olacak pek çok faktör mevcut. Kişisel faktörlerin başında genetik etkenler, dolaşım bozuklukları ve yaşlanma gelirken, çevresel faktörler sigara kullanımı, dengesiz beslenme, kullanılan kozmetik ürünler gibi konularda değerlendirilebilir.

İnsanda ortalama 5-6 litre kan bulunmaktadır. Bu kanın % 50-60’ı sıvı olan plazmadır. Diğer % 40-50 kısmı ise hücrelerden oluşur. Kanın temel hücreleri eritrosit (alyuvar), lokosit (akyuvar) ve trombosit(pıhtılaşma hücresi) olmak üzere 3 temel hücreden oluşmaktadır.

Trombositler kanın en küçük çekirdeksiz hücreleridir. Esas görevleri pıhtılaşmayı sağlamaktır. Yani bir yerimiz kesildiğinde açığa çıkan kanın içindeki trombosit kanamayı durdurarak yara yerinde kanamayı önleyen koruyucu bir tabaka oluşturur. Bu tabaka aynı zamanda yara iyileşmesinde de önemli bir rol oynamaktadır. Trombosit fonksiyonları sayesinde yeni dokular oluşur. Yaranın üzerindeki kabuk düştüğünde altta yeniden derinin oluştuğunu görürüz. Trombositin bu gücü artık tıpta pek çok alanda kullanılmaya başlamıştır.

Kendi kanınız sizi geçmişe götürmeye hazır. Son dönemde P.R.P. tedavisi ile ölmeye yüz tutan saç kökleriniz ve zayıflayan, tüy haline gelen saç telleriniz canlanacak ve saçlarınız eski sağlığına kavuşacaktır. Dolaşım bozuklukları, yaşlanma, sigara kullanımı, dengesiz beslenme, kullanılan kozmetik ürünler  PRP Saç Tedavisi bu olumsuz koşulların oluşturmuş olduğu saç dökülmesi, yağlanma, kepeklenme gibi problemleri kişinin kendi kanında mevcut olan onarıcı maddelerin saçlı bölgeye transfer edilmesiyle yok etme esasına dayanır. Kanda yer alan ve büyüme faktörü (growth faktör) olarak adlandırdığımız bu onarıcı ve yapılandırıcı malzemeler, ayrıştırılıp saçlı deriye enjekte edilir.

PRP tedavisinin şimdiye kadar gerçekleştirilen enjeksiyonlu diğer tedavilere oranla en büyük farkı etkilerini ilk seansla birlikte göstermesidir. Bu uygulamanın temeli doku yenilenmesine dayanmaktadır. Toplam 30 dk süren bu işlemde herhangi bir acı, iz oluşmuyor. Uygulamayı yapan kişi anında normal hayatına geri dönebilir.Ayda bir kez olmak üzere üç ay süreyle uygulama yapılıyor. Sonra her yıl bir defa uygulanması yeterlidir.

Kaş Ekimi

Ekseri kadınlarda rastlanan bir sorun olan kaş dökülmesinin en büyük nedeni son dönemlerde bir hayli popüler olan kalıcı makyajlardır. Kalıcı makyaj yaptırmanın yanı sıra kontür yaptırmakta kaşlarda dökülme sebepleri arasındadır. Bazı dış etkenlere maruz kalan kaşlarda dökülme söz konusu olurken aynı zamanda içsel faktörlerde kaş dökülmesi nedenleri arasındadır. Bunlardan en önemlisi ise strestir. Genetik faktörler, kaşın aldığı travmalar, yaralanmalar, kaşların yolunması, kalıcı makyaj yaptırılması, bağışıklık sisteminin zayıflamasından ortaya çıkan alopesi areta gibi hastalıklar ve en önemlisi de stres kaşlarda dökülmeye yol açan sebeplerdir. 

Tedavide Kesin ve Kalıcı Çözüm Kaş Ekimidir

FUE tekniği uygulanarak Ense bölgesi lokal anestezik ilaçlarla uyşturulur. Var olan saçlar yukarı kaldırılıp ekilecek kök sayısına göre 1 cm eninde 5-10 cm uzunlığunda yatay bir çizgi şeklindeki alan traş edilerek mikromotor yardımı ile çok ince punchlar kullanılarak kıl kökleri alınır . Kişinin kaş bölgesindeki ihtiyaca göre 100-150 kök ile 500-600 kök arasında greft alınabilir. Ekim işlemi kaş bölgesinde çok farklı olmaktadır. Çünkü kaş çıkış paterni her kişide çok değişkendir.

Kişinin nasıl bir kaş istediği çok önemli bu nedenle doktoruyla birlikte kaş çizgisine, sıklığına ve kalınlığına karar vermelidir. Kaş bölgesi lokal anestezik ilaçlarla uyşturulur. Kaş ekimi yapılacak olan bölgeye lateral slit ile mikro kanallar açılır.
Köklerin yerine yerleştirilmesini takip eden 5-7 gün içerisinde ekilen kökler yeni yerlerine adapte oluyor. Yeni kaşlar, ekildikleri bölgedeki kan damarları vasıtasıyla besleniyor ve canlılıklarını sürdürüyor. Bu şekilde ömür boyu dökülmeyen, istenildiği gibi şekil verilen doğal kaşlar elde ediliyor.

Sakal Ekimi

Herhangi bir sebeple sakalın çıkmadığı, döküldüğü yanık ve yaralanma gibi sebeplerden sakalın seyreldiği veya tamamen döküldüğü alana sakal ekim işlemi gerçekleştirilir.

Öncelikle sakal ekimi yapılacak alan belirlenir. Kişinin yüz hatlarına uygun estetik ve doğallığı bozmayacak bir çizim yapılır. Dökülen seyrelen yara ve yanıklardan dolayı tamamen dökülmüş alanlara uygun sıklıkta sakal ekimi  gerçekleştirmek için alınacak kök sayısı belirlenir ve ekim planlanır. Kökler sakalın gereksiz kısmındaki yerden elmacık kemiği üzerindeki istenmeyen kıllardan veya ense bölgesinden alınarak önceden belirlenmiş alana sakal ekim işlemi gerçekleştirilir.

Sakal saç gibi değildir kişiden kişiye çok değişik yoğunlukta olabilmektedir. Bölgesel sakal kaybı varsa bu durumda civardaki sakal sıklığında ekim planlanarak çevreyle uyumlu hale getirilir. Sakal tümüyle yoksa bu durumda kişinin istediği sıklık ve sınıra bağlı olarak 1500-3000 kök arasında ekim yapılabilir. 3000 kök civarında sakal ekimi tatmin edici sonuç verir. Sakal ekimi kıl kökü alınan alan ertesi gün yıkandığında belirgin bir sorun olmaz ama 1 hafta pembemsi bir görünüm oluşur. 0.6-0.7 mm’lik uçlarla ve elle dikkatli alım yapıldığında hiçbir iz kalmaz. Vücuttan alınınması halinde özelliksiz kıllar olduğu için önem arzetmez. Enseden alınması durumunda alındığı kök sayısı kadar seyrelme olur. Operasyon dikkat ve incelik isteyen bir işlemdir. İşlem yaklaşık olarak 4-5 saat sürmektedir. İşlem öncesi hasta lokal anestezi yöntemi kullanılarak kıl köklerinin alınacağı ve akabinde ekim işleminin yapılacağı alan uyuşturulur herhangi bir ağrı duymadan konforlu bir işlem gerçekleştirilir. Sakal ekilen bölge 48 saat sonra yıkanır.  Sakal Ekiminden 30 gün sonra traş olunabilir herhangi bir sakıncası yoktur.

Sonuçlar doğaldır. Ekim yapıldığı ilk 10 gün belli olur ancak operasyon izleri kaybolduktan sonra hiç kimse sizin sakal ekimi yaptırdığınızı anlamaz. Ancak sakallarınızı ektirdikten sonra bakım prensiplerine uymanız gerekir ve iyileşme döneminde size önereceğimiz ilaç ve kürleri mutlaka kullanmanız gerekecektir. İşlemden 15 gün sonra şok bir dökülmeyle ekilen sakallar dökülür. 2.aydan itibaren dökülen sakallar tekrar çıkmaya başlar ve en son halini alması 1 yılı bulmaktadır.

Saç Mezoterapisi

Saç mezoterapisi, saçın ihtiyacı olan vitamin mineral ve kan dolaşımını artırıcı çeşitli ilaçların ufak dozlar halinde deriye uygulanmasıdır. Mezoterapi saç dökülmesini iyileştirmek ve kontrol altına almak için ek bir yöntemdir.

 Mezoterapi, kelime anlamı olarak direkt derinin orta tabakasına yapılan tedavi şeklidir. Amaç daha az miktarda aktif maddeyi tedavi edilecek bölgeye enjekte ederek etkili olmaktır. Bu yöntem, yüzde, saçlı deride ve kullanılmaktadır. Mezoterapi ile saç kökünden eksik olan maddeler küçük dozlarda ve direkt olarak saç köküne verildiği için etkinin kısa sürede elde edilmesi beklenir. Saç mezoterapisi bölgesel uygulanabilir, istenilen bölgede hücre metabolizmasını uyararak saç dökülmesini durdurmaya, var olan saçların kalitesinin artırmaya ve saç uzamasını aktif hale getirmeye etki eder.

 Strese bağlı, mevsimsel ve metabolik rahatsızlık nedeniyle saç dökülmeleri ve gebelik sonrası ani saç dökülmeleri mezoterapi sayesinde çözüm bulmaktadır.

İşlem yaklaşık 20-25 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanır. Seanslar haftada bir olarak uygulanır ve dökülme derecesine bağlı olarak toplam 8 seans uygulanır. İlk 4 seans haftada bir kez, kalan 4 seans ise 15 günde bir uygulanarak bir kür tamamlanır. İhtiyaca göre son 2 seans 15 günde veya ayda bir uygulama şekli devam ettirilebilir.

Seanslar başladıktan 5 ile 7 seans sonra olumlu değişiklikleri görebilirsiniz. İlk olumlu sonuçların görülmesi için 2 ay geçmesi gerekmektedir.

Ne olursa olsun her doku oksijenlenmeyi arttıran, yaşlanmayı durduran vitaminlerden fayda görmektedir. Saç kökleri de doğrudan uygulanmış vitaminlere gerek saçı daha hızlı uzatarak gerekse uzayan saçın çapını daha kuvvetli üreterek cevap verir.

Saç Ekimi Sonrası Bakım Nasıl Olmalıdır?

Belirtilen tıbbi talimatlara uyulması iyileşme sürecini olumlu yönde etkilemektedir.  Operasyon sonrasında ilk 3 gün ağır işler,  stress, spor, cinsel ilişki konusunda dikkat edilmeli ve ilaç kullanıldığı sürece alkol kullanmamaya özen gösterilmelidir.

Operasyondan sonra ilk 3 gün saçınız yıkanmamalıdır. Önerilen losyon ve özel şampuanla yaklaşık 10 gün süre ile günde sadece 1 kez yıkayabilirsiniz.

Önerilen losyon, ekim yapılan bölgeye baskı uygulamadan tabaka halinde sürülüp 1 saat bekletilmektedir. Losyon cilt tarafından emilir ve o bölgedeki kabuklarında yumuşamasını sağlayıp daha kolay dökülmesine yardımcı olur. 1 saat sonunda ılık ve tazyiksiz suyla losyon akıtılır ve ardından önerilen şampuanla ense bölgesinde alım yapılan alanda şampuan köpürtme işlemi yapılır. Daha sonra elde edilen köpük ekim alanına yumuşak hareketlerle sürülür bu işlem yapılırken saçların yönüne doğru yıkama işlemi yapılmalıdır ve aksi yöne yıkamadan kaçınılmalıdır. Bu işlem 2 defa yumuşak hareketlerle yapılıp bol suyla yıkanır. 10 günün sonunda kabuklar dökülmüş ve ekim bölgesinde sadece saçlar kalmış olur. İşlemden 1 ay sonra ekim yapılan saçların bir kısmı dökülür ardından bir daha dökülmeyecek olan saçlar çıkmaya başlar. Tam sonuç 6 ile 8 ay arasında kendini göstermektedir.

 

Buradasınız: Home UYGULAMALAR Saç Ekimi